-
Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
- Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
Yoğun bir iş döneminden geçtiğim için FM'yi oynama sürem biraz düştü. Son 1 haftadır hiç de paylaşım yapamadım kariyerle ilgili. En son 30 Mayıs'ta yaptığım paylaşım ise daha önceden kaydettiğim görseller ile gelmişti. Bu yüzden 3. sezonu tek gönderi altında toplayıp paylaşacağım. İlk olarak hazırlık döneminden başlamak istiyorum. Transferlerin hepsini kamp başlamadan bitirdik ancak yaşadığımız bir değişim var kamp sonrasında. O yüzden önce kamptaki stratejimizi, sonra transferleri, daha sonra da değişen planları aktaracağım. HAZIRLIK MAÇLARI Yeni sezona daha iyi bir kadroyla başlayacağımız için artık o kadar tutucu bir taktiğe gerek kalmadığından 4-2-3-1 dizilişi ile topa sahip olma oyunu için bir taktik oluşturmuş ve transferleri de ona göre yapmıştım. Takım topa sahipken 3-1-6 diziliyordu. Sol bek iç koridorda PWB (daha çok hücuma çık ile), sol kanatta DKF, sağda K, sağ stoperde stoperleşen bek, 6 numaralar ise IYO ve DOS rollerindeydi. Takım ileride kalabalık oluyor ama geçişten çok fırsat veriyordu. Artık ön alan baskısını da yapmaya başladık bu taktik ile. Çünkü ileride 6 oyuncumuz var topu kaybettiğimiz anda ve 3+1 ile de rest-defence oluşturuyorduk. Kağıt üzerinde iyi bir taktikti. Transferleri de bunlara göre yaptık. Ancak hazırlık maçlarında skorları alabilsek de istediğimiz oyunu sahada göremedim. TRANSFERLER İleride artık komple bir forvete ihtiyacımız vardı. Konate tam aradığım forvet. Fiziksel özellikleri çok iyi, teknik tarafta ise bitiricilik ve dribbling özellikleri ön planda ve zihinsel özellikleri ise gayet yeterli. Her oyuna da uygun bir profil. 1. forvet olarak düşündük. Semih'in gelişimini de çok kesmeyeceğini düşündüm. Çünkü zaten artık kurduğumuz geniş kadro ile PSG'nin yaptığı gibi UCL haftalarında ligde 11 rotasyon ile çıkıyoruz maçlara. Aynı şekilde kupada da finale kadar böyle gittik. Luiz Henrique tam aradığım kanat oyuncusu. Sol kanat için Mustafa'nın önüne transfer yaptık. Orada patlayıcılığı daha iyi, dribbling, teknik ve özel yeteneği iyi seviyede oyuncu kullanmayı tercih ettiğimden bu transferi yaptım. Maaşı biraz fazla ancak 10M'un altında bir bonservisi vardı. Onu oradan çıkarttık diyebiliriz. Şu anda da 50M piyasası ile yüksek kar elde edebileceğimiz bir isim ancak astronomik teklif gelmez ise satmayı düşünmüyorum. DOS mevkiinde Yirenkyi vardı ancak onu BBM rolünde kullanacağımdan DOS rolü için hem ayağı iyi, hem oyun bilgisi yüksek, hem de fiziksel açıdan zayıf olmayan bir oyuncu arıyordum. Santiago tam aradığım profildi. Tek eksisi büyük maçları sevmiyordu. Onu da büyük maçlarda Yirenkyi'yi DOS'a çekip yeni transfer ettiğimiz başka bir oyuncuyu BBM olarak oynatarak giderdim. Yirenkyi'nin yedeği olarak aldığımız oyuncu. 7M gibi uygun bir fiyata geldi. Maaşı da düşük. Tam aradığım profilde rotasyon oyuncusu. Berkay Yılmaz, yüksek ihtimalle tüm FM'cilerin Türk oyuncu aradığında sıkça gittiği gurbetçi oyuncularımızdan. Sol bekte forma rekabetine girmesi için 2 birbirine yakın oyuncu transfer ettik. Profili de her 2 oyunumuza da uygun. Higashi. Son transferimiz. Bedelsiz transfer ettik. Sol bekte kullandık kendisini. Geriden oyun kurarken işimizi çok kolaylaştırdı. Bence tek eksiği cesaret ve agresifliği oldu bizim için. Çünkü artık ön alanda karşı ve agresif press yapan takım olduk. Çok fazla oyuncu transferi gerçekleşmedi. Hem gelenler hem gidenler açısından. Emirhan'ı çok yüksek paraya Arabistan'a yollayınca da finansal açıdan elimiz güçlendi. Hem rotasyona kaliteli oyuncular almamızı hem de ilk 11'e alacağımız oyuncular ile eldeki 11 oyuncularını yedeğe çekerek iyi bir kadro yapısı oluşturmamızı sağladı. Sadece Emirhan'ın bonservisi ile bir takım dizdik. Maaş bütçesi ise yalnızca 7M artarak 40M seviyesine yükseldi. Bu da kadro kalitesinin yükselmesi ve Avrupa'da istikrarlı bir takım olmamız ile doğru orantılı oldu. SEZON AÇILIŞI Sezona hazırlık döneminde oluşturduğumuz taktik ile start verdik. İlk 4 haftada 2G 2M çok kötü bir başlangıç oldu. Eylül ayı her ne kadar iyi geçse de Ekim ayı yine kötü gidişatın devamı. Ligde 2B daha aldık ve lider ile 7 puanlık fark oluştu. Şampiyonlar ligine ise ilk 2 maçta aslında gayet iyi başladık. Ancak Newcastle yenilgisi ile ilk 24'ü bile zora soktuk. Asıl hedef yine lig etabında ilk 24'e kalmak oldu. Çünkü ilk 8 çok düşük ihtimaldi ve ligi de kaybetmemek için zaman zaman rotasyon yapmayı planladık UCL'de. Ligde aldığımız 3B 2M'i aklımızdan çıkarmayalım. LİG ORTASI Arsenal maçı ile yeni taktiğe geçişimiz gerçekleşti. Yeni taktiğimizin temel prensipleri şunlar: Geriden sabırla oyun kurulumu Ön alanda adam adama baskı Topa sahip olma yüzdesini yüksek tutmayı hedefleyen ama 1. önceliğin bunu agresif baskıyla sağlamanın olduğu ve 1. bölgede oyun kurulumunun öncelik alındığı bir yapı ile sağlamak Temelde 4-3-3, topa sahipken 2-3-5, top rakipteyken 4-5-1 (1. bölge savunmasında DDM ile 5-4-1) Bu taktik benim daha önceden oluşturduğum, daha doğrusu recreation yaptığım, güncel olarak favori teknik direktörüm Farioli'nin taktiği. Daha önce daha detaylı açıklama makalesi ve taktik dosyasını da burada paylaştım. (Ekstra olarak rakip talimatlarında tüm mevkilere sıkı markaj ekledim.) UCL'de ilk 2 maçta galibiyet iyi takımlara karşı gelmese de, bu 2 maç dışında beraberliğimiz bile olmadı sonrasında. İlk olarak yediğimiz gol sayısında bir azalma gerçekleşti. Daha doğrusu gol yemediğimiz maç sayısı yükseldi. Süper kupayı ise bu sezon almayı başarıyoruz. Finalde bu kez Galatasaray ile karşı karşıya geldik ve 2-1'lik galibiyeti aldık. Lig etabını hedeflediğimiz ilk 24 içerisinde bitirmeyi başardık. 25. sıra 9 puana sahipti. 1 puan farkla kalmayı başardık. Galatasaray 2 sezondur UCL'de gayet iyi gidiyor ve bu sezon da ilk 8'i averajla kayıp ettiler. Şubat ayına çok iyi girdik. İlk 2 maç gol bile yemedik. Bunlarda birisi CL öncesi Fenerbahçe derbisiydi. Juventusu ise iç sahada 6-2 lik ezici üstünlük ile mağlup ettik. Devamında gelen maçlarda ise Şubat ayını lig ve kupada gol bile yemeden tamamladık. Oyuncularımızın da taktiğe tam anlamı ile uyum sağlaması ile muazzam bir yükselişe geçtik. Mart ayına ise Liverpool deplasmanında yenilgi ile başlasak da İnönü'de 4-2'lik galibiyet ile eleyerek geçen sezonun intikamını almış oluyoruz. Ligde ise 4 maçta 16 gol atıp 4 gol yedik. Mart ayı bol gol attığımız bir ay oldu. Taktik meyvelerini vermeye başladı. LİG SONU Yine lig ve kupada bol gol atıp, çoğu maçta ise gol bile yemediğimiz bir dönem. Son hafta öncesi, kupa finalini de düşünerek rotasyon ile çıktığımız maçta Galatasaray ile berabere kalıyoruz. Sezon başında yaptığımız 3B 2M'den sonra ilk puan kaydı. Finalde ise 4 gün önce oynadığımız rakibimiz ile karşılaşıyoruz ve 2-0'lık galibiyeti alarak onları hem lig, hem kupa, hem de süper kupadan ediyoruz. Şampiyonlar ligine gelecek olursak, Deplasman 2-0 öne geçtiğimiz Arsenal karşısında 78, 87 ve 90+5. dakikalarda yediğmiz goller ile mağlubiyeti alıyoruz. İçerde ise 1-1 berabere kalarak UCL'ye çeyrek final etabında veda ediyoruz. Çok daha mütevazı kadro ile bu denli başa baş mücadele bizim için şu anda yeterli. Her sezon bir adım ileriye gidiyoruz. Hedefimiz 4. sezonda yarı-final ya da final görmek. LİG TABLOSU Ligde ilk 2 ayda gösterdiğimiz kötü performans sonrası 7 puan geriye düşmüştük. Ligi ise 7 puan farkla lider bitiriyoruz. Aldığımız 4B 2M'in 3B 2M'i ise ilk 2 ayda geldi. Yediğimiz gol sayısı oldukça düşük ve attığımız gol sayısını da son dönemde yükselterek düzeni sağlamış olduk. Galatasaray her ne kadar bizimle her sezon yarşısa ve UCL'de dahi ilerse de diğer büyük takımlar o rekabetçiliği gösteremedi. Anadolu takımlarından ise Göztepe bu sezona kadar iyi mücadele ediyordu ancak bu sezon standarda döndüler. Antep ve Konya ise ekstra yapan takımlardı bu sezon için. Bakalım gelecek sezon Avrupa'da neler yapacaklar. KADRO Kadromuzun son hali ise böyle. Az transfer olduğundan, zaten gönderi başında görmüştük gelenleri. Gol katkısı ise her sezon olduğu gibi gayet iyi dağılmış. Tek bir oyuncu üzerine yük binmemiş kadromuzda. Kariyerlerimde buna genelde dikkat ediyorum. Takım olmak çok önemli. Düşük bütçeler ile sportif başarıyı ancak bu şekilde getirebilirsiniz. Yeni transferlerimizden Karim ve Luiz ise yüksek gol katkıları ile ilk sezondan kadro içerisinde zirveye oynadılar. Asist tarafında ise Orkun inanılmaz bir performans ile 21 asistlik katkı yaptı. Oynadığı 45 maçta 40 G/A lik katkı muazzam. Bir de oyun onu kaptan yapmamıza izin verse tadından yenmeyecek. 🤣 Ali, Esmir ve şaşırtıcı şekilde de Mustafa ise asist tarafında çift haneyi gören diğer oyuncular. Ali gelişmeye devam ediyor ve bu da performansına yansıyor. Mustafa'nın profili ise istediğim seviyeye gelmedi ancak rotasyon için yeterli profili var. Bu taktikteki ve yeni oyun anlatışımızdaki en önemli 2 istatistik. PPDA = Rakibin yaptığı pas başına düşen savunma aksiyonu. Ne kadar düşükse o kadar iyi baskı kalitesi ve düşük topu kazanma süresini gösterir. Pitch Tilt = 3. bölgede yaptığımız pas/(3. bölgede yaptığımız pas + rakibin 3. bölgede yaptığı pas). Yani 3. bölgede yapılan pas oranı. Ne kadar yüksekse o kadar rakip yarı sahada oyunu oynadığımızı gösterir. Pitch tilt'de ligde açık ara lideriz. Yaklaşan rakibimiz bile yok. PPDA değerinde ise Galatasaray ile denk bir istatistiğimiz var ancak onlar kazandıkları topları iyi değerlendirememiş görünüyorlar. 3. sezonu böylece tamamlamış olduk.- theFMU Dünya Kupası Tahmin Yarışması - 1. Maç Günü
Meksika - Güney Afrika 1-0 Güney Kore - Çekya 0-1 Kanada - Bosna-Hersek 0-1 Katar - İsviçre 0-3 Brezilya - Fas 2-1 Haiti - İskoçya 0-3 ABD - Paraguay 2-0 Avustralya - Türkiye 0-2 Almanya - Curaçao 5-0 Fildişi Sahili - Ekvador 1-1 Hollanda - Japonya 1-2 İsveç - Tunus 2-0 Belçika - Mısır 1-0 İran - Yeni Zelanda 0-0 İspanya - Yeşil Burun Adaları 6-0 Suudi Arabistan - Uruguay 1-3 Fransa - Senegal 3-1 Irak - Norveç 0-2 Arjantin - Cezayir 3-1 Avrusturya - Ürdün 0-0 Portekiz - Demokratik Kongo 3-1 Özbekistan - Kolombiya 0-2 İngiltere - Hırvatistan 2-1 Gana - Panama 2-1- theFMU Dünya Kupası Tahmin Yarışması - Gol Kralı Tahmini
Didier Deschamps'ın oyun planının kendisine uygun olması ve milli takımda kulüp performansına göre daha iyi oynamasından dolayı Mbappe- theFMU Dünya Kupası Tahmin Yarışması - Kupa Tahminleri
Şampiyon: Fransa İkinci: Portekiz Üçüncü: İspanya- Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
Sezonu tamamladık. Şimdi kaldığımız yerden incelemeye devam edelim. İlk olarak UCL üzerinden, daha sonra da fikstür üzerinden anlatarak ilerleyeceğim. UCL Şampiyonlar ligi grup etabında kalan 2 maçımızda Bayern Münih'e 5-3 kaybedip, Benfica'yı ise içeride 3-1 yenerek ilk 24'e kendimizi atmayı başardık. Şampiyonlar ligi için ilk hedefimiz gerçekleşmiş oldu. İlk 8 hayaldi. İlk 24 ise gerçekçi hedef UCL'deki ilk sezon için. Her şey çok iyi giderken bizim adımıza playoff için güzel bir kura çektik ama bu kura ülke puanı açısından çok olumlu olmadı. Galatasaray ile playoff etabında eşleştik. İki takım ile yola devam ediyorduk ve etme ihtimalimiz de vardı. Ancak artık bu iki takımdan biri elenmek durumunda. Bu zorlu fikstürde Orkun bir sakatlık yaşadı. Yaklaşık 1.5 ay sürecek bir sakatlık. Takımımızın en yi oyuncusunu kayettik. Bu maç da bu sakatlık sürecindeki 10'suz ilk maç oldu. Ama krizi fırsata çevirdik burada. Normalde Orkun'un yedeği Can'dı. Ancak böyle kritik maçta Bu kadar seviye düşüşü olmaması gerekliydi. Ben de orta saha sertliğini de artırmak ve aynı zamanda da kalite farkını minimuma çekmek için Yirenkyi'yi CM'de "Orta Saha Oyun Kurucu" olarak oynatıp, Yunus'a DM'de görev verdim. Bu şekilde orta saha direnci artmış oldu ve büyük maçlarda kullanacağım yeni bir düzeni keşfetmiş oldum. Taktik tarafında ise bu ve diğer maçlarda şu değişiklikleri yaptım: Tempo: Standard, Kontratak: Açık, Genişlik: Normal, Dribling: Normal, Savunma Çizgisi: Standard, Karşı Press: Dengeli Böylece büyük maçlarda, yani derbiler ve UCL maçlarında, daha dengeli ve daha kontrollü bir taktiğe geçişin ilk maçı oldu bu maç. Tesadüftür ki geçen sezon da yeni taktiğimizi ligdeki en kritik virajda Galatasaray'a karşı kullanıp 2-0'lık galibiyet almıştık. Bu sezon ise aynısını UCL'de yapıp 3-0'lık galibiyeti alıyoruz. İçeride oynadığımız maçta da 3-0 öne geçtikten sonra rotasyon oyuncularımız sahaya sürüyoruz ve skor 3-2'ye geliyor. Böylece turu rahat geçiyoruz. Son 16 turundaki rakibimiz Marseille oluyor. Denk bir takım. Biraz daha kaliteli oyuncuları var ancak aradaki fark o kadar çok değil. İçerideki maçta zorlanmadan 2-0'lık rahat bir galibiyet alıyoruz. Baştan sona üstün olduğumuz bir maç. Rakibe isabetli şut imkanı bile vermiyoruz. Savunmama kurgumuzun kuvvetli oluşunun ekmeğini bu tarz elemeli maçlarda yiyoruz. Deplasmanda 2-0 kaybeden Marseille, ev sahibi oldğu maçta ultra-ofansif başladı maça. İlk yarım saatte buna karşılık veremesek de bulduğumuz 2 golle turu alıyorduk. Ancak 74'de gelen gol maçı uzatmalara götürdü. Uzatmalar ise bizim için çok rahat geçti. Bulduğumuz 3 gol ile turu geçmeyi başardık. Maç genel olarak bakıldığında dengede, tur ise bizdeydi. Çeyrek finalde ise artık zorlu rakipler kaldı sadece. Denk diyebileceğimiz Benfica vardı. Liverpool ile eşleştik. Genel tablo bu şekilde sonuçlandı UCL çeyrek finalde. Toplam 6-3'lük skorla iki maçı da kaybederek eleniyoruz. Artık sadece devler var yarı-finalde. FIKSTUR Ocak ayı yoğun geçen aylardandı. Süper kupa ile başladık. Geçen sezon 4. bitiren Göztepe'yi yarı finalde 3-1 ile rahat geçiyoruz. Ancak finalde rakibimiz Fenerbahçe'ye 2-0'lık net bir skorla mağlup olup kupayı veriyoruz. Denk geçen maçta bireysel yetenekler ile Fenerbahçe kupayı kaldırmayı başarıyor. Türkiye kupası ve ligde ise işler istediğimiz gibi gidiyor. Ligde liderliğimizi sürdürürken, kupada da kayıpsız devam ediyoruz. Yoğun fikstür sebebiyle 9 rotasyonla çıktığımız Altınordu maçında 0-0 beraberlik gerçekleşiyor ve grup etabını averaj farkı sebeiyle 2. bitiriyoruz. Bu bizim için problem değil. Ligde ise yolumuza dolu dizgin devam ederken Şampiynlar ligi maçları ve üst üste zorlu maçlar bizi zor duruma sokuyor kondisyon açısından. Fenerbahçe ve Samsunspor gibi iki iyi takıma puan bırakıyoruz ve liderliği burada kaybediyoruz. Puan farkı ise 3. Mart ayı en iyi aylarımızdan oldu. Her maç rahat geçti. 2. Marsilya maçı hariç. 3 maçın içeride oynanması avantaj oldu burada. Nisan ayında ligde namağlup devam ettik. Kupada ise bir başka güçlü ekip Trabzonspor ile karşı karşıya geliyoruz. 2. bitirmemiz sebebi ile. Ancak 1-0 ile eleme maçlarına uygun taktiğimiz sayesinde turu geçiyoruz. Bu maçların öncesi ve sonrasında oynadığımız Liverpool maçları ise Bizi her ne kadar zora soksa da fiziksel olarak, bu kez direnmeyi başardık. Diğer maçlarda tempoyu olabildiğince düşük tutarak aktif dinlenme sağladık maçlar içerisinde. Kupada yarı finalde ise Antep'i 3-1 ile uzatmalarda geçiyoruz. Lig ve kupada ise 6 maçta yalnızca 2 gol yiyoruz. Başakşehir ile 0-0 berabere kalarak eşit puanlarla girdiğimiz son 2 haftaya 2 puan geride gidiyoruz. Fikstürümüz ise zorlu. Galatasaray ve Trabzonspor ile oynayacağız. Ancak biz de formda bir ekibiz. Galatasaray maçı öncesi son 4 lig maçında gol bile yemedik ve bunu Galatasaray maçında da sürdürerek liderliği tekrar alıyoruz son haftaya girerken. Son maçı kazandığımız takdirde de rakibimize bakmaksızın şampiynluğumuzu ilan edeceğiz. Trabzonspor ile deplasmanda oynadığımız mücadelede 1-0 ile yine gol yemeden kazanmayı başararak 2 sezonda 2 şampiyonluğa ulaşıyoruz. Lig bittikten 2 hafta sonra Türkiye Kupası finali var. Rakip Galatasaray. 4-1 gibi net bir skor ve mükemmel bir oyunla bu sezon kupayı kazanmayı başarıyoruz. Mayıs ayına baktığımızda çok zorlu bir fikstür ile karşı karşıya geldik. Ancak sistemimizin büyük maçlarda gösterdiği performansı sezon boyu görmüştük ve bu Mayıs ayına da yansıyarak bize şampiyonluğu getirdi LIG Ligde oluşan son puan durumu bu şekilde. Ligde 25 gol ile en az gol yiyen takımız. Bize şampiyonluğu getiren şey de tam olarak savunmadaki üstün performansımız oldu. 66 gol ile çok az gol atsak da 1 puan ile şampiyonluğu almayı başarıyoruz. Büyük bir kadro revizyonu, maaş yükündeki büyük düşüş ve yeni bir sistem ile sezon başında gereksiz puan kayıpları ve UCL'nin bu genç takımı zorlaması, ligde zaman zaman sıkıtıya soksa da bizi, mücadeleyi bırakmadık ve şampiyonluğa ulaştık. Oyuncuların verdiği katkı ise bu şekilde. Semih gol yükünü omuzlarken, diğer oyuncuların gol dağılımı gayet iyi ve dengeli. Asiste baktığımız zaman ise 4 farklı oyuncumuz çift haneleri görmüş, aynı zamanda da 3 oyuncumuzda buna yaklaşmış. Mükemmel bir akım oyunu sergilemişiz sezon boyu tüm kulvarlarda. Genç oyuncuları geliştirirken aynı zamanda da sportif başarıyı getirip, maddi durumu da düzeltmek mükemmel oldu. DIGER TURK KULUPLERININ AVRUPA SERUVENI Galatasaray'ı buraya eklemeyeceğim. Çünkü bizim ile eşleşerek UCL playoffda elendiğini biliyoruz. Fenerbahçe Avrupa Ligi'nde lig etabını 7G 1B ile net bir şekilde lider tamamlıyor. Hiç beklemediğim bir tablo burada rtaya çıktı. Ülke puanı açısından çok iyi bir durum. Aynı zamanda diğer takımların da Avrupa liglerinde ilerleyip hem finansal hem sportif açıdan başarılı olması ligimizi de daha rekabetçi ve itibarlı hale getirecek. Son 16'da ise lig etabındaki performansı ile alakası olmayan temsilcimiz, Crystal Palace'a gol bile atamadan eleniyor. Beklenmedik bir başarı da Göztepe'den geliyor. Geçen sezonu 4. tamamlayan ve Avrupa Ligi eleme etaplarında 3. turda elenen İzmir ekibi Konferans ligine kalmayı başarıyor. Ardından gelen muazzam performans ile namağlup şekilde ilk 8'e girmeyi başarıyor. Göztepe'de Fenerbahçe gibi lig etabındaki iyi performansını elemelerde gösteremeyerek Avrupa'ya veda ediyor. Ancak Göztepe'nin farkı mücadeleyi sonuna kadar vermesi ve az farkla kaçırması oldu. Konferans liginde mücadele eden bir diğer ekibimiz ise Başakşehir olurken aldığı yalnızca 1 galibiyet ile ilk 24'e bile girmeyi başaramadı. Genel olarak baktığımız zaman aslında Avrupa'da Türk ekiplerinin normalde gösterdiği performansın çok üzerinde bir performans ile bu sezonu kapatıyoruz. Yeterli ülke puanını topladık. Umarız sıralamada da yükseliriz bu sezon. Şimdi sırada transfer dönemi var. Taktiği hücum anlamında da geliştirmek istiyorum. Şu an topa sahip olarak iyi savunma yapıyoruz. Fakat 4 stoper ile yaratıcılığımız ve 3. bölgedeki etkinliğimiz düşük kalıyor. Bu durumu farklı rol ve dizilişler ile çözebiliriz.- Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
Takımda temel diziliş 4-3-3 olarak devam ediyor. Topsuz dizilişi rakibe göre zaman zaman değiştiriyorum. 4-2-4 strikerless, 4-3-3, 4-5-1 ve 4-4-2 kullanıyorum. Büyük maçlarda genelde 4-2-4 ve 4-4-2, merkezi sağlam takımlara karşı 4-5-1 (kanatlardan oynamaya zorla ile), daha güçlü isem 4-3-3 kullanıyorum. Semih takipçi forvet rolünde. Merkeze savunmaya desteğe geliyor. Merkezde kalabalık olmamız her zaman önemli. Bekler de stoper olduğu için alan savuan bek rolünde. Zaman zaman daralıyorlar ve topun olduğu bölgedeki kanat oyuncusu savunmayı 5'liyor. Bu sezon karşı press açık kullanıyorum. Savunma çizgisi yüksek ve önde baskı aktif. Hızlı stoperlerimizin olması ve top bizdeyken rest-defence sağlayan 5 oyuncumuzun hız, pozisyon bilgisi ve top kapma seviyeleri üst düzeyde olması bunları açmamıza olanak sağladı. Toplu oyunda ise yine 3-2-5 formasyonu tercihim. Bunu geçen sezon 1 stoperleşen bek ve 1 sahte bek ile sağlamıştım. Ancak bu profiller ve o zaman ki oyuncular savunma zaafı yarattığından ligin 2. yarısında bu sezon da kullandığımız 2 stoperleşen bek ve 1 libero rolüyle 3+2'yi oluşturuyoruz. Stoperleşen beklerin içeriye girmesi ile geride 3'lüyü kuruyoruz topa sahipken. Bu bize oyun kurulumunda her zaman sayısal üstünlüğü veriyor. Böylece oyunu geriden kurarken problem yaşamıyoruz. Geçiş savunmasında da avantaj sahibiyiz. Çünkü beklerimizin hız ve hızlanması gayet iyi. ACB rolünde Sergi oynuyor. Ayak kalitesi gayet iyi. Hem stoper hem DOS'da oynayabilecek profili de var. Bu rol Pep'in Stones için kullandığı rol. O zamanlar herkes "Yine ne icat ettin Pep?" diyordu. Ancak arkasında yatan plan oldukça basit. 3+2'yi oluşturmak. Bunu da nasıl yaparsın 4-3-3 ile. 6 numara ve savunma 4'lüsünden ayağı en iyi oyuncuyu o bölgeye çekerek. Benim de planım buydu. Bir diğer yandan da 4 stoper karakterli oyuncu ile savunma gücümüzü artırmış olduk. Merkezde ise 4 oyuncu ile "box-midfield" kurduk. Bu da bize merkezde sayısal üstünlüğü verdi. AP'yi sol tarafta kullanmamın nedeni ise WFD(DKF)'nin "Gol tehtidi" olan bir rol olması. AP ise tam tersi "Yaratıcı" bir rol. Diğer tarafta da aynı şey geçerli. Kanat rolü daha yaratıcı iken, Ofansif orta saha rolü daha çok boş alanlara koşan ve gol arayan rolde. Semih ise DLF rolünde burada görev alıyor. Egloff oynadığı zaman ise F9. taktiğimizdeki tek oyuncu bazlı değişen mevkimiz. Her iki rolün de bağlantı oyunu oynaması önemli. Ana oyun planımızda mümkün olduğunca oyuncuların birbirine yakın oynaması ve bağlantıyı kurmaları önemli. Bu sezon topa sahip olma oranımız ve pas isabet oranımız yükseldi. Bu da hem karşı press kullanarak topu daha kısa sürede kazanmamız ile hem de rollerine daha uygun oyuncuları transfer etmemiz ile oldu. 3-2-5 diğer sistemlere (2-3-5, 3-1-6) kıyasla daha dengeli bir sistem. Bu bizden zayıf rakiplere karşı hücumda sıkıntılar yaşatıyor zaman zaman. Maçı kazansak da 1-0/2-1 gibi skorlarla bitiyor. Az gol atıp az gol yiyoruz. 4 stoper ve 1 numara ile oynamamız her ne kadar savunma güvenliğini artırıp, riskli pas sayısını azaltarak topa sahip olmamızı artırsa da yaratıcılığımızı düşürüyor. Ancak büyük takımlara karşı ya da UCL'de ise durum tam tersi. Bu bize büyük avantaj sağlıyor. Topa sahipken ise "Driblingi azalt", "Düşük tempo", "Kontratak kapalı/Standard" ve "Dar alanda oyna" seçenekleri oyuncuların birbirine daha yakın ve daha çok pası düşünen, daha çok topa hakim olmayı düşünen bir takım olmasını sağlıyor. Oyuna genişlik veren WFD ve W ise Daha geniş alanda oyna ve daha fazla dribling yap bireysel komutları ile hem rakibi genişletiyorlar hem de kapalı savunmaları açarken dribling yetenekleri en büyük silahımız oluyor. Rakibin dengesini bozuyorlar. Saha içi liderliğine gelirsek kaptanlarımız aşağıdaki gibi. Oyun saçma şekilde Orkun'u kaptan seçmeme izin vermiyor. Sadece yedek kaptanlar listesine ekleyebiliyorum. Onun dışında liderlik seviyesi en yüksek iki oyuncumuzu kaptan yaptım. Diğerlerini ise yine liderliğe göre sıraya koydum. Ekran resmini aldıktan sonra da farkettim ki Aouar 5. yedek kaptan. Onu da 2. sıraya yükselttim. Kaptanları seçerken diğer dikkat ettiğim şartlar ise yaş, hiyerarşi ve tecrübe oldu. Gelelim saha dışı liderlere. Mentorluk tarafı genç oyuncuların gelişimi için çok önemli. En önemli mentorluklarımız şu şekilde(Diğerleri daha dengeli) : Bu grupta Orkun, Mustafa ve Semih'in gelişiminde büyük rol oynuyor. İkisine de "Önemli" etkisi bulunuyor. Altyapımızdan çıkan bu iki gence iyi bir Beşiktaşlının mentorluk etmesi çok iyi. Orkun'un zihinsel özelliklerinin iyi olduğunu da düşünürsek Mustafa ve Semih'in zihinsellerinin gelişip tam potansiyele ulaşmasında büyük yardımcı olacak Orkun bize. Aouar da Ali üzerinde "Önemli", Egloff üzerinde ise "Ortalama" etkiye sahip. Egloff'un kiralık olduğunu düşünürsek, burada Ali'yi geliştirmek asıl amacımız. Futbolu bu kadar iyi bilen, oyun zekası yüksek, zihinsel özellikleri mükemmel seviyede iki isme (Aouar ve Orkun) sahip olmak gençlerimizin gelişiminde çok önemli. Emirhan ise savunma bölgesinde bulunan Yasin ve Taylan için mentorluk ediyor. İkisinin de rotasyon oyuncusu olması gelişimlerini yavaşlatsa da yoğun fikstürde oldukça yüksek süreler alıyorlar.- Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
Hocam sezonun 2. yarısının ortasındayım. Minimal artışlar olabilir transfer ettiğim zamana göre. İlk sezon da Bajraktarevic (kiralık), Berke(kiralık) ve Aouar'ı(bedelsiz) transfer etmiştim onların da son halini atıyorum. Bajraktarevic ve Berke'yi alacağım opsiyonla sezon sonu.- Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
Öncelikle herkesin bayramı mübarek olsun. Hayırlı bayramlar. KADRO Kadromuzun son hali bu şekilde. Sezona böyle başladık. Resimde gözükmeyen Djalo da U19'da bulunuyor. Onu alt takıma gönderdim çünkü transfer dönemi kapandıktan sonra satışını gerçekleştirdik. O yüzden oynatmayacağım. Kiradan dönen oyuncular ile yollarımızı ayırmakta zorlandık. Yüksek maaş talepleri ve daha alt seviye kulüplerden gelen teklifler nedeni ile biz kulüpler ile anlaşsak da kendileri gitmeyi tercih etmediler. Muçi ve Mario bunlardan ikisi. En yüksek maaşa sahip olan oyuncular kiradan dönenler arasında. Onları takımda tutmayı hiç düşünmedim. Satamayınca maaşlarını ödeyen kulüplere kiraladım. Az da olsa kiralama ücreti ve %90 maaş ödemesi ile ikisini de gönderdik. Ayrıca, Oh ve Olaitan da takımdan gitmek istemedi. Bu yüzden onları da kiralık gönderdim. Can'ı da isteyen çıkmadı gönderebilirsim onu da maaşı karşılığı kiralık göndermeyi düşünüyorum. Geçen sezon belirli süreden sonra kullandığımız taktik ile devam edeceğiz bu sezon. Transfer planlamasını da ona göre yaptım. Bu transfer döneminde amacım kadro kalitesini yükseltmek değil, kadro kalitesini korurken hem kadro genişliğini artırmak yani rotasyonu güçlendirmek hem de maaş yükünü aşağıya çekmek oldu. GELEN OYUNCULAR Facundo Gonzalez: Ayağı gayet iyi stoper. ACB rolünde kullanacağımız bir oyuncu. Kendisini rotasyonda düşünüyorum. 1M gibi bir maaşı var. Bonservissiz transfer ettik. Sergi Dominguez: Hem genç hem de çok kaliteli bir stoper. Hem sağ bekte IFB hem de stoperde ACB oynayabiliyor. Ana planımız onu ACB olarak kullanmak. Ayağı, fiziksel kalitesi ve stoperlik özellikleri de gayet iyi. Ayrıca henüz 21 yaşında ve büyük potansiyeli var. Hem ilk 11 seviyesinde hem de gelecek de çok daha iyi bir oyuncu olabilecek seviyede. 10M'nun altında bir bonservis ödedik. Stoperlerden gelen bonservisin çok daha küçük bir bölümünü kendisi için ayırdık. Ahmetcan Kaplan: Yerli olması sebebi ile transferi çok önemliydi. Profili de gayet iyi. İlk başta rotasyon için düşünmüştüm. Yasin'i as CB oynatıp gelişmesini sağlayacak, kritik maçlarda ise Ahmetcan ile oynayacaktım. Ancak Yasin, iyi performans göstermedi orada. Profili de istediğim seviyeye ulaşmadı. Ocak ayında bonservisi bize geçince onu da kiralık olarak gelişebileceği bir takıma göndermeyi düşünüyorum. Ahmetcan ise bu sırada bizim as sol stoperimiz oldu. Anel Ahmedhodzic: Hem stoperde hem de sağ bekte oynayabiliyor. IFB rolü ile kullanacağız ve topa sahipken geride bir 3'lü kuracağız. Hızlı, hava hakimiyeti var ve ayağı da iyi. Stoperlik özellikleri de gayet yeterli. Bu yüzden kendisini as stoper için değil de sağ stoperde IFB rolünde kullanmak üzere transfer ettik. Yunus Emre Konak: Yurt dışında forma giyen genç orta saha oyuncumuz. Kendisini kiralık olarak opsiyonel satın alma opsiyonu ile takıma kattık. Orta DOS rolünde rotasyonda düşnüyorum kendisini. Rotasyon için biçilmiş kaftan. Kulübü ile de oynama süresinde bu şekilde anlaştık. Yirenkyi: Tam olarak aradığım DOS özelliklerine sahip. Hızlı, güçlü, sert, ayağı iyi. Teknik, fiziksel ve zihinsel olarak da komple iyi bir profile sahip. Çok uygun fiyata ve maaşa transfer ettik kendisini. 6 ve 8 numarada da oynayabiliyor. Sertlik seviyesi yüksek maçlarda, Aouar'ı kesip Yirenkyi'yi CM'de Merkez Oyun Kurucu rolünde oynatıp Yunus'u DOS'da kullandım. Böylece hem teknik seviyeyi çok az indirip hem de serliği artırmış olduk. Özellikle büyük maçlarda bu bizim için avantaj. Ayrıca ileride diziliş değiştirmek istersek de birden fazla mevki ve rolde oynaması da büyük avanjaj sağlayacak. Can Bozdoğan: 0 diyebileceğimiz bir bonservise kadromuza kattık eski oyuncumuzu. Yaşı hala genç. Orkun'un yedeği olarak transfer ettik. Gonçalo Borges: Bonservissiz olarak takıma katıldı. Sol kanatta Mustafa'nın yedeği olarak kullanacağımız 23-24 yaşındaki oyuncunun rolündeki öne çıkan (15+) özellikleri Hız, Hızlanma, Dribling, Teknik ve Özel yetenek. Sonradan oyuna girdiği maçlarda ya da Mustafa'nın performansını beğenmediğimiz durumda hem roasyon hem ilk 11 olarak kullanabileceğimiz bir oyuncu. Mustafa ile direkt 11 için yarışacak profile sahip. Lillian Egloff: Ana mevkisi OOS olmasına rağmen ileri hattın her mevkisinde oynayabiliyor. Semih'i DLF olarak kullanacağız ancak Egloff'u F9 rolünde Semih'in yedeği olarak oynatacağım. Kiralık olarak kadromuza kattık. Bu sene Semih'in gelişimini kesmemek için oraya direkt 11 oyuncusu transfer etmek istemedim. Semih'in durumuna göre de seneye bu bölgeye transfere tekrar bakacağız. Genel olarak transferlerimize baktığımızda stoper, sağ bek ve 6 numara haricinde direkt 11 transferi yapmadık. Kadro genişliği ve genç bir oyuncu grubu oluşturduk. Yaş ortalamamızı iyi seviyeye çektik (23). Oyuncuların tamamı iyi potansiyeli olan oyuncular. 65M seviyelerinden Djalo'nun maaşını düşünce de 35.5M'a kadar bir düşüş sağladık. Yıllık bazda 30M aşağıya indirdik ödenen maaş seviyesini. Bunu yaparken hem genç oyuncuları uygun bonservisle takıma kazandırdık hem de kulübün finansal yükünü iyice azaltmış olduk. FİKSTÜR Lige çok kötü bir başlangıç yaptık. Hiç beklemediğimiz bir beraberlik ile biten ilk maçın ardından, 3. maçta gelen yenilgi bizi şoka uğrattı. Ancak daha sonra oynadığımız 4 lig ve 2 şampiyonlar ligi maçını 5G 1M ile tamamladık. Deplasmanda Brighton yenilgisi kabul edilebilir bir sonuç CL için. Sonraki maçta ise Bilbao'yu deplasmanda yenerek ilk puanlarımızı UCL'de almış olduk. Ligde ise bu kötü performansa rağman liderle aramızda 3 puan fark bulunuyordu bu durumda. Oyun olarak topa sahip olma seviyemiz yüksek. Henüz takım uyumu tam oturmadığından az gol atsak da galibiyet alışkanlığı edinmeye başladık. Genç bir takımımız var. Bu kötü bşalangıç ile birlikte erken kırılmamak önemliydi. Ligde hedefimiz yine şampiyonluk. Bu kez Ziraat'i de almayı hedefliyoruz. UCL'de ise ilk 24'e girebilirmek ilk hedefimiz. İlk 8 seviyesi şu an için imkansıza yakın. Ancak 9-24 aralığında orta sıralarda bitirmek gerçekçi hedef. Güzel bir Ekim ayı geçirsek de Kasım ayında çok kötü performans sergiledik. Ligde tüm maçlarımızı kazandık Ekim ayında. Tek mağlubiyet UCL'de Liverpool'a karşı beklediğimiz bir galibiyet. Kasım'da ise Lyon'u deplasmanda yenerek iyi bir galibiyet aldık. Shakhtar ile ise içeride beraerliği aldık. UCL'de toplamda 7 puanımız var. Kalan 3 maçta minimum 3 puan ile ilk 24'e kalırız diye düşünüyorum. Ligde ise liderle aramızda puan farkı açılmış durumda. Üst üste 2 hafta aldığımız 2 mağlubiyet bir dezavantaj yarattı. Geçen sezonun ortasından itibaren kullandığımız taktikte yaratıcılığımızın düşebileceğini öngörmüştük. Geçiş savunması öncelikli taktiğimiz, geçişi her ne kadar iyi savunsa da savunmaya tamamen yerleşince takım olarak iyi savunamıyoruz. İlk sezonun başından beri yaşadığımız durumu henüz çözebilmiş değiliz. Topa sahipken 3-2-5 kullanıyorduk ve buna göre planlamamızı yaptık. İlerleyen haftalarda da taktiğimizi inceleyeceğiz. Büyük maçlarda bu taktik her ne kadar iyi çalışsa da üstün olduğumuz rakiplere karşı yaratıcılığımızı kısıtladığı için gol bulamıyoruz. Az gol atınca da yediğmiz bir gol bile puan kaybına yol açabiliyor. Bunun için sezonun 2. yarısı ya da gelecek sezonda 2 farklı taktik kullanmak için planlama yapacağım. Büyük maçlarda daha dengeli, topa sahipken 3-2-5, top rakipteyken 4-4-2 mid-block savunması ile oynamayı, daha zayıf rakiplere karşı ise 2-3-5 ya da 3-1-6 ile daha hücum futboluna yatkın düzen ile hem ileride daha kalabalık hem de 1. bölge savunmasını yapamadığımız için karş press ile topu kısa sürede rakip sahada kazanmayı amaçlayan bir taktik ile oynamayı planlarımız arasına aldım. Bunları sezonun ilerleyen zamanlarında ara ara test edebiliriz. Ayrıca mevcut taktiğimiz takım kimyası ve genç oyuncuların da gelişmesi ile düzgün çalışmaya başlarsa çalışan düzeni değiştirmeyebiliriz. Burada asıl önemli olan, tek bir taktiğe bağlı kalmayı hedefleyip yüksek paralar harcayarak o oyunun gerektirdiği profiller transfer etmeyi hedeflemememiz. Aralık ayında zorlu fikstürümüz vardı. Ligde lider Galatasaray'a karşı ağır bir yenilgi aldık. Onun dışında skorlar kabul edilebilir. Diğer 4 maçta gol yemedik. İyi oyun ve skorlar aldık. Şampiyonlar liginde ise ilk 24'e kalma ihtimalimiz ise şu anki puan durumu ile %90 civarlarında. Sıradaki rakiplerimiz Bayern Münich ve Benfica. Bayern'den puan bile alabileceğimizi düşünmüyorum. Benfica maçından ise alacağımız 1 puan ile ilk 24'ü garantileriz. Ligde ise Galatasaray bizi her ne kadar ağır bir mağlubiyete uğratsa da eşit puandayız şu anda. Şampiyonluk yolunda bir sıkıntı görmüyorum. Şu ana kadar ki gözlemlerime göre Şampiyonlar Ligi takımımızı fazlası ile zorladı. Burada gidebildiğimiz yere kadar gidebilmeyi hedefliyoruz. Play-off'ta kimle eşleşirsek eşleşelim geçebileceğimizi düşünüyorum. Çünkü büyük takımların neredeyse tamamı ilk 8'e girecek gibi. Diğer takımlara karşı ise lig etabında sergilediğmiz performans ise gayet iyi. Son 16'ya kalabileceğimizi öngörüyorum. Ligde ise şampiynluk için en büyük aday yine biziz. Ziraat Kupası ve Süper Kupa'da ise hedef her zaman ki gibi kupayı kaldırmak. Ancak tek maçlı eleme sistemlerinde o gün ki maç performansı belirleyici olacak.- Trabzonspor | Fırtına'ya Az Kaldı! - 1. Sezon
Şampiyonluğu çok rahat almışız. İlk sezondan namağlup şampiyonluk imkansıza yakın. Çok iyi iş. Göztepe benim kariyerde de 66 puan toplayıp 4. olmuştu. Benzer performansla onlar da ekstra yapmış. Finansal kısma gelirsek, altyapıya oyuncu transferi için her kariyerimde futbol direktörüne sorumluluk veriyorum ilk teklif için. İyi bir direktörle çalışmamız avantajımıza olacaktır. Ligin genel ekonomik yapısını iyileştirmek için de genelde ligden oyuncu almıyorum kadroları zayıflamasın ve Avrupa'da daha iyi sonuçlar gelsin diye. Eğer bir oyuncuyu da listeye koydular ise bir tık daha fazlasını veriyorum ki AI daha iyi transferler yapsın, rakiplerimiz güçlensin. Bu kariyer özelinde ise altyapıya newgen olarak gelen genç yeteneklerin iyi olması olmuş.- Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
Tebrikleriniz için teşekkür ederim öncelikle. Zorlu fikstür bizi çokk zorladı sizin de dediğiniz gibi. İlk sezonda az para harcayıp, aynı zamanda da sportif başarıyı koruyarak ilerlemek istedim. Avrupa Ligi'nde çeyrek final hiç de fena olmayan bir sonuç. Lig şampiyonluğu zaten bekledğimiz bir şeydi. Selim Hocam'ın dediği gibi oyuncuları sisteme inandırmak önemliydi. Çünkü Bu sene kadro yapısına uygun taktikle oynayıp, belki bir tur daha fazla ilerlerdik Avrupa'da. Ama bundan feragat edip, hem sonraki senelerin altyapısını kurmuş olduk, hem de ligde şampiyonluğumuzu almış olduk. Şu anda transfer dönemindeyiz. İlk amaç maaş yükünü azaltmak. Çok fazla oyuncu değişimi yaşayacağız. Özellikle savunma bölgesinde ve genel olarak kadro derinliğinde. İlerideki 5 oyuncuda Cerny yerine Semih dışında ilk 11'de değişim düşünmüyorum şimdilik. Genç oyunculara öncelik vereceğim. Mustafa, Semih ve Ali Pağda gibi isimleri geliştirmek birincil önceliğimiz.- Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
Sezona kaldığımız yerden devam ediyoruz. Kasımpaşa deplasmanında oyun üstünlüğüne sahiptik. Hem bireysel hem de takım olarak daha iyi performans sergiledik. 2. Galatasaray ile olan 10 puanlık farkı sürdürdük. Ligdeki gidişatımız şu an için gayet iyi. Avrupa Ligi Çeyrek Final'de Nottingham deplasmanında 1-0'lık mağlubiyet alıyoruz. Rakibimiz az da olsa avantaja sahip skor olarak. Ancak döndüremeyeceğimiz bir tur değil. Oyun tarafından bakarsak sahada yoktuk resmen. Varlık gösteremedik. Belki de bu sezon en kötü oyununumuzdu. Fiziksel olarak çok zayıf kaldık. Avrupa deplasmanı dönüşü Ziraat Kupası'nda Galatasaray deplasmanı. Daha kötüsü olamazdı heralde. Takım yorgun olduğu için taktikte baskı yoğunluğunu düşürüp, daha çok kontraya yönelik bir taktik ile çıktım. Maçı iyi götürsek de 90+3'de yediğimiz gol ile mağlubiyeti aldık ve kupadan elendik. Çok yoğun ve zorlu fikstürde ancak bu kadar dayanabildik. Bir bir eleniyoruz turnuvalardan. Dengeli geçen bir maç. Özellikle 2. yarıda gayet iyi bir oyun. Ancak toplam skoru eşitlemeyi bile başaramadık. 3 gün ara ile 2 deplasman maçının ardından 4 gün sonra yine aynı rakiple zorlu bir maaç çıktık ve elendik. Hedefimiz diğer sezonlarda çok daha iyi performans göstermek bu iki kulvar için. Üst üste 4. zorlu maç. Maalesef burada da bir yenilgi. 10 gün içerisinde 4 maçta çok kötü sonuçlar aldık. Kadro kalitesi ve derinliğinin yetersizliğinin yanı sıra, fikstür şansızlığı da var. Ligde puan farkı 7 düştü bu maç ile birlikte. Şampiyonluğumuzu ilan ettiğimiz maç. 3 hafta kala ligi lider bitirip şampiyon oluyoruz. Ligde şu ana kadar da iyi gidişatımız vardı diğer 2 kulvarın aksine. Sonucu da iyi oldu. Şampiyonluğu ilan ettiğimiz maçtan sonra oynadığımız maçlar da bu şekilde. Detaya girmek istemedim çünkü yer yer taktik denemeleri, rotasyonlar vs vardı. AFRICAN AWARD WINNER Aouar, Afrika Yılın Futbolcusu ödülünde 2. sırada yer aldı. Yılın orta sahasında ise 1. oldu. Muhteşem bir sezon geçirdi bizimle birlikte. Ayrıca Türkiye'de yılın futbolcusu ödülünü de almıştı. Bonservissiz ve yüksek sayılmayacak bir maaşa kadromuza katmıştık kendisini. Fiyat/performans açısından üst seviye bir transfer. KADRO Kadromuzun gol/asist katkıları ve ortalama puanları bu şekilde. Cerny F9 rolünde gayet iyi performans sergiledi. Orkun ve Aouar ,merkezdeki iki oyuncumuz, gol ve asist için çift haneyi gördüler. Bajraktarevic de 13 asist ile gayet iyi bir kanat performansı sergiledi. Bilal ise sonradan oyuna girmesiyle iyi gol katkısı verdi. Onu ligde olabildiğince az kullanmaya çalıştım. Çünkü oynadığı maç sayısına bağlı opsiyon devreye girecekti. Bunlar dışında skor yükünün tek bir kişiye ya da birkaç kişiye yıkılmadığını, takım olarak katkının yüksek olduğunu görüntülüyoruz. Bu çok iyi durum bizim açımızdan. Ligde ise son puan durumu bu şekilde. Kayseri, Antalya ve Kasımpaşa küme düştü. Galatasaray ile 1.lik mücadelesi verdik sayılır. 2. tamamladılar. Lige kötü başlayan ama sonradan toparlanan Fenerbahçe ise 3. olara Avrupa ligine gitmeye hak kazandı. Dördüncü ise Göztepe oldu ve Konferans ligine katılacaklar. Başakşehir, Samsun ve Trabzonspor ise beklentimin altında kalan takımlar oldular. Bunlar dışında ise tek sürpriz Karagümrük'ün düşmemesi oldu. Şimdi ise sırada yeni sezona hazırlık ve transfer dönemi var. Kiradan dönecek çok sayıda oyuncu mevcut. Yollarımızı çok fazla isimle ayırmayı düşünüyorum. Önceki kariyerlerimde kullandığım oyuncuları tekrar transfer etmeyi düşünmüyorum çok zorda kalmadığım müddetçe, kariyerin daha fazla zorlaşması için. Bazı isimler ile de yollarımızı ayırırken zorlanacağız gibi duruyor. Gelen teklifleri reddedenler oldu şu ana kadar. Maaş probleminden dolayı. Düzgün bir kadro mühendisliği yapmamız da şart. Bu sezonki gibi problemler yaşamak istemiyorsak. Diğer sezon için hedefimiz ligde ve kupada şampiyonluk, CL'de ise minimum son 16'ya kalabilmek.- Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
Maçlara geçmeden önce, taktik tarafında da anlattığım gibi (Ayrıca Burak ve Selim hocamın da yorumlarda bahsettiği gibi) Orkun-Aouar merkezi çok yumuşak kalıyordu. Bunun için Agbadou'yu orada kullanarak sertlik seviyesini artırarak, aynı zamanda topa sahipken 3'lü formasyona kayan bir sistemimiz vardı. Ancak derin blokta 5-4-1'e döndüğünde takım Orkun-Aouar yine çok zayıf kalıyor. Bunun için taktikte, savunma hattında oyuncu rolleri ve profillerinde değişikliğe gittim. Gelecek sezon için düşündüğüm kurguyu bu sezondan uygulamaya başladım. Rıdvan'ı bu şekilde denklemden çıkararak savunma karakterli oyuncu sayımızı +1 yapmış bulunuyoruz. Murillo da komple bir bek oyuncusu olduğundan Stoperleşen Bek rolünü de oynayabilecek profile sahip. Bu şekilde 3+2 rest defence daha sağlam şekilde kurgulanmış oldu. Yaratıcılık oranımız düşse de daha dengeli bir oyuncu grubu ve rolleri bulunuyor bu şekilde sahada. Gerideki 5 oyuncumuzun da topa sahipken hücuma çıkmaması ile Aouar-Orkun ikilisinin de rahatça ileriye çıkmasını sağlıyoruz. Ayrıca top rakipteyken olan sistemimizde de değişikliğe gittik. 4-3-3/4-1-4-1/5-4-1 dizilişlerini maç içerisinde görüyorduk. Yeni taktiğimizde 4-4-2'ye döndük. Mustafa'yı forvet hattına kaydırarak kontra ataklarda tehlikemizi artırdık. Bek oyuncularımızı da Alan Savunan Bek yaparak kompakt bir savunma bloğu oluşturmayı hedefledim. Aşağıda anlatacağım maçların bir kısmından sonra bu taktiği kullanmaya başladım. Yediğimiz gol ve verdiğimiz pozisyon sayısı ciddi oranda düştü. Ancak yaratıcılığımıza olumsuz etkisi oldu bu değişikliklerin. Ama daha güvenli ve daha dengeli taktik olduğu için maçlara daha rahat çıkıyor ve puan kaybı riskini minimuma indiriyoruz. AVRUPA LIGI MAÇLARI Zorlu deplasmandan beraberlikle dönüyoruz. Aldığımız 1 puanla 10. sıraya yükseldik. Son maçlara giderken ilk 8 iddiamızı sürdürüyoruz. İki takımın da savunma oyuncularının yüksek reyting alması dikkat çekti bu maçta. İyi savunma yapan iki takımın maçı oldu. Aston Villa ilk 8 için doğrudan rakibimizdi. Onları mağlup ederek diğer takımların da puan kaybetmesini bekledik. İlk 8'e girmeyi başardık. 6-2'lik felaket haricinde hiç de kötü olmayan bir Avrupa Ligi serüvenimiz oldu. Böylece 2 maç daha az oynayacağız. Kadro genişliğimizin olmadığı yerde bu iyi bir durum. Son 16 turunda rakibimiz İspanyol ekibi Celta Vigo. Bir başka İspanyol ekibi Real Betis ile kötü anımız vardı grup etabında. Ancak iki takım arasında büyük bir kalite farkı var. Deplasmanda iyi de bir oyunla, rakibimize az pozisyon vererke 1-0'lık galibiyeti alıyoruz ve evimize büyük bir avantaj ile dönüyoruz. İçerdeki maçta ise bambaşka bir Beşiktaş gördük. 42 dakikada skoru 4-0'a getirmeyi başardık. Toplam skor 5-0 olunca sadece savunma yaptık. Rakibimizin her ne kadar çektiği şut sayısı çok fazla olsa da, net pozisyonları sadece 2 tane. Onlardan da gol bulamadılar. Daha sonra bir de KK gol atarak toplam skoru 6-0'a getirdiler. İspanyollardan intikamımızı aldık. LIG MAÇLARI Ligde iyi oyunumuza devre arasının ardından devam ediyoruz ancak galibiyeti alamıyoruz. Henüz buralarda taktik değişikliğini yapmamıştık. İlk maçta da yenişemediğimiz rakibimizle bu mata da aynı sonucu alıyoruz. Bu puan kayıpları ya da bu kırılgan yapı can sıkmaya başladığı için burada alternatif çözümlere yönelmeye başladım. Bu maç sonrasında farklı roller, talimatlar vs denemye başladım. Ancak bunları yaparken topa sahip olma oyun felsefemizden vazgeçmeden, yalnızca minör değişiklikler gerçekleştirdim. Ligin ilk yarısında 5 gol atarak yendiğimiz rakibimize Avrupa maçı dönüşünde 3-1 kaybediyoruz. Galatasaray da bu yenilgimizi iyi değerlendiremese de puanları eşitlemeyi başardılar. Mükemmel bir oyun. 3 xG. 1-0'dan 3-1'e geri dönüş. %60'a yakın topa sahip olma. Ancak yine rotasyona erken gittiğimiz maçta skor 3-2'ye geliyor ve son dakikalarda işleri zora sokuyoruz. Yine iyi bir oyun. Rakibe neredeyse hiç fırsat vermiyoruz ama kalemizde o golü yine görüyoruz. Bu sezon rahat galibiyet aldığımız maç sayısı çok az. Bu maçta sol bekte Taylan'ı kullanarak, hem farklı bir profil hem de farklı bir rol ile gerideki 5 oyuncunun son rollerini belirlemeye çalışıyorum. Alanya deplasmanı ligin zorlu deplasmanlarından. Ancak maç momentum grafiğine baktığımızda rakibimizin üstünlüğü hiçbir zaman sağlıyamadığını görüyoruz. 90+ da gelen golün çok bir önemi olmasa da savunma yine alarm vermeye devam ediyor. Bu maç artık yeni taktiğimizin ilk maçı. 4 stoper ve 1 bek (Murillo'nun da gayet iyi savunmacılık özellikleri var.).Tutuculuğumuzu daha üst seviyeye çıkarmak için bu şekilde taktiğin son halini buluyoruz. Ve bunu daha kaliteli kadroya sahip, doğrudan şampiyonluk yarışındaki rakibimize karşı aldığımız galibiyetle destekliyoruz. Ancak burada Okan Buruk'un orta sahadaki tercihlerinin de etkili olabileceğini düşündüm bu sonuçta. Torreira-Kaan-Asprilla 3'lüsü ile maça başladı. Torreira-Kaan kağıt üzerinde savunmacı ikili gibi gözükse de Kaan'ın düşen fizik kondisyonu, Asprilla'nın GF rolü sebebi ile hücumcu bir rol oynaması merkezde bizi güçlendirmiş olabilir ve bu skor yanıltıcı olabilir diye de düşünmedim değil. Ama zorlu Trabzon deplasmanına giderken aynı taktik ile maça çıkıyoruz. Burada artık önceki maçtaki skorun tesadüf olmadığını kanıtlıyoruz. Değişen oyuncu rolleri ve deplasmanda olmamız sebebiyle tempoyu yükseltip kontra-atak talimatını da açtım. Bu sayede Mustafa ve Cerny'nin 4-4-2'de ileride karşıladıktan sonra kazanılan toplarla hızlı hücumları ile gol bulmayı hedefledik bu maç özelinde. Stoperde Savic'in de oynadığını düşünürsek bu iyi bir plandı ve tuttu. Ayrıca Onana'nın da 90+5 de yaptığı bireysel hata ile Ali Pağda pas arası yaparak Mustafa'ya skoru 3-1'e getirme fırsatını verdi. Bu maç sonucunda 2. Galatasaray ile puan farkı da 9 olmuş oldu. 2 kritik galibiyet ile şampiyonluk yolunda büyük bir adım attık. Avrupa dönüşü olması sebebiyle yarı-rotasyonlu çıktığımız maçta %75 ile topa sahip olarak oyunu kontrol etmeyi amaçladık. Tempoyu çok da yükseltmeden aktif dinlenerek zayıf rakibimize karşı galibiyeti alıyoruz. Yeni taktiğimizi kullanmaya başladıktan sonra savunma anlamında iyi iş çıkarmaya devam ediyoruz. Son 4 maçta yalnızca 1 gol yedik. Şu ana kadar bol gol attığımız maçları rahat kazansak da, fişi çekemediğimiz an galibiyeti tehlikeye atıyorduk. Artık bunu görmüyoruz. Bu maçta yine rakibimize ne net fırsat verdik ne de çok fazla şut imkanı. Ancak başta da söylediğim gibi tutuculuğu artırsak da, bu değişiklik yaratıcılığımızı düşürdü. Topa sahip olduğumuz maçta rakip savunamyı açmayı başaramadık ve beraberlik ile yetinmek zorunda kaldık. KUPA MACLARI Lig etabında mümkün olduğunca rotasyon yaparak ilerledik. Bir önceki gönderide Göztepe'ye karşı 1-0'lık galibiyetimizi görmüştük. 3/3 yaparak gruptan çıkıyoruz. TÜRKİYE'DE YILIN FUTBOLCUSU Aouar 22 maçta 11 gol 11 asist ile yılın futbolcusu seçiliyor. 7.52 ortalama da gayet iyi. Sezon başında bonservissiz olarak kadroya kattığımız oyuncumız ile şampiyonluğa yürüyoruz. Yaşı daha henüz 27. Maaşı da yüksek değil. Umut ediyoruz ki Orkun ile beraber uzun yıllar orta sahamızda forma giyecekler.- Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
Burak hocamın da dediği gibi Orkun ve Aouar orta sahayı savunma açısından zayıflatıyor. Taktik açıklamasında da değinmiştim. +ları ve -leri var 2 tane teknik oyuncu kullanmanın. Toplu oyunu inanılmaz bir seviyeye çıkartıyor. Ama press gücü düşüyor ve derin blokta 5-4-1 karşılarken merkez çok yumuşak kalıyor. Bu sezon için kadroya çok müdahale etmeyip parayı yeni sezona aktarmayı düşünüyorum. Ayrıca yazılımda da bir söz var: "Çalışıyorsa dokunma". Gelecek sezon için ise bu 2 oyuncuyu kullanmaya devam edersek aklımda bir kurgu var.- Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
İyi başladığımız lige iyi devam ediyoruz. İyi oyunla, bol gol olan maçta galibiyeti almayı bildik. Topa sahip olarak oynadığımız oyunda bol pozisyona da girdik. Rakibimize de çok pozisyon vermesek de 2 gol buldular. Galibiyeti ise oyunu iyi oyuna rağmen son dakikada Orkun'un penaltı golü ile aldık. Ligin ilk derbisi bizim için. Dengeli geçen maçta 2-0 geriye düşmemize rağmen beraberliği sağladık. Avrupa dönüşü olması da beraberliği hiç de kötü skor yapmıyor. Avrupa liginin ilk maçında hiç de iyi bir performans sergilemedik. Rakibimizin çok da kuvvetli olmaması sebebi ile rotasyonlu kadro ile çıkmıştık ancak cezamızı çektik. Berke Özer'in bireysel hatası sebebi ile Felipe Augusto'nun bulduğu gol ile 1-0 geriye düştük. Ancak sonrasında bulduğumuz 4 gol ile galibiyeti almayı bildik. Baştan sona mükemmel bir takım oyunu sergiledik. Avrupa liginde belki de en zor maçımız. Stuttgart deplasmanı. Fiziksel olarak çok üst seviye bir rakip. İyi de bir performans sergilemedik. Hatta isabetli şutumuz bile yok. Fakat buna rağmen beraberliği korumayı başardık. Maça çıkmadan 0 puan yazmıştık bu maç için. 1 puan ekstra oldu. Hem topa sahip olarak hem de iyi bir oyun sergileyerek maçı kazanmayı bildik. Ligdeki namağlup yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Oyunumuz da gün geçtikçe geliştiriyoruz. İnanılmaz bir oyun. Net bir skor. Sonraki maç Avrupa maçı olduğu için 65'te 5 oyuncu birden değiştirerek bazı oyuncularımızı dinlendiriyoruz. Liderliği ve namağlup yürüyüşümüzü sürdürüyoruz. Berbat bir performans. Kabul edilemez bir skor. Rakibimiz bizi adeta sahadan sildi. Bunu hem skordan hem de istatistiklerden görebiliyoruz. Taktiğimizi anlatırken merkezde çok yumuşak kalabileceğimizden bahsetmiştim. Orta sahayı tamamen rakibe verdik bu maçta. Fizik kalite olarak bizden çok daha iyi bir takıma sahipler. Varlık gösteremedik. Güçlü rakiplere karşı analiz yaparak rakibe göre taktik oluşturuyordum normalde. Ancak bu maçta ev sahipliği avantajıyla maçı dengeli götürebileceğimizi düşündüğümden en ufak bir değişiklik bile yapmadım. Büyük bir ders almış olduk. Avrupa arenasına da berbat bir giriş yapmış olduk. 3 maçta 2 puan. İlk 8'i büyük zora soktuk. Avrupa'daki kötü performansın ardından ligde kazanmak önemliydi. Yarı rotasyon da yaptığımız maçta topa sahip olsak da çok da pozisyona giremedik. Fakat kazanmayı bildik. Takım moralini yüksek tutmamız için önemliydi. Bol gollü geçen maçta evimizde galibiyeti iyi oyun ve iyi skorla almayı bildik. Deplasmanda iyi oyunla, 4 gol ile kazanmak çok iyi oldu. Çünkü bir önceki Avrupa maçında gösterdiğimiz inanılmaz kötü performansın ardından böyle iyi galibiyet almamız gerekiyordu. Rakibimize net fırsatlar versek de Berke'nin de iyi performansıyla yalnızca 1 gol yedik. 10 kişi kalmış rakibimiz ile karşılıklı penaltı golleri bulduk. İyi de bir oyun sergilemedik. Avrupa dönüşü zorlu Anadolu deplasmanında 10 kişi kalmış rakibimize puan kaybetmeye çok müsait bir durum oluştu. Ancak 1 kırmızı kart ve son dakikalarda gelen gol ile kazanmayı bildik. Şampiyonluk yolunda kritik bir galibiyet. Bu tarz maçlar şampiyonluğun habercisidir. İstatistiklere baktığımızda dengeli geçen bir maç gibi gözükse de baştan sona üstün bir oyun ve skorla şampiyonluk yolunda kritik bir galibiyet. 2. ile aramızda 6 puanlık fark. Takım olarak iyi bir oyun. Namağlup yürüyüşümüz de hala devam ediyor. Sezonu namağlup tamamlayacağımızı düşünmüyorum kadro derinliğimiz olmadığından. Ama şu an gayet iyi ilerliyoruz ligde. Kötü başladığımız Avrupa serüvenimize iyi devam ediyoruz. İlk 8'i ilk 3 maçta zora sokmuştuk ama üst üste aldığımız 2 galibiyet ile düşük de olsa bir ihtimal oluştu. Çok tuhaf bir maç oldu. Avrupa dönüşü bir delasman maçı. Yine rotasyon yaptığımız bir maç. Bir de üzerine Berke sakatlandı. 8 hafta boyunca sakat. Ersin ile devam edeceğiz. Bunu idare edebiliriz. Fakat bu maçta yedeklere almamışız. Kaleye Felix'i sokmak zorunda kaldık. Henüz dakika 24. Çok büyük risk. Ancak işin saçmalığı da burada başladı. 11 isabetli şut çeken rakibimiz kalede kaleci olmamasına rağmen yalnızca 2 gol buldu. İyi bir oyun bile sergilemedik ancak skoru almayı bildik. Uzun süredir böyle tuhaf bir maç oynamamıştım. Bu maç sonrasında Ndidi aldığı forma süresinin yetersiz olması sebebi ile gitmek istediğini söyledi. Rotasyonda kullandığımız oyuncuya da 5M maaş vermek istemediğim bir şeydi. Yollarımızı ayırmak için büyük bir fırsat oldu ve temsilcisi ile direkt görüşmeye gittim. Al-Nassr FC'in ilgilendiğini söyledi. Görüşmeler sonucunda Ndidi'yi 13.5M'a sattık. Hem iyi bir bonservis hem yüksek maaş yükünden kurtulmuş olduk. Rotasyon da yaptığımız maçta, zorlu Göztepe deplasmanında 5 gol ile 3 puanı almayı bildik. Karşılıklı net pozisyonlar ve yüksek temponun olduğu maçta Avrupa maçı öncesi güzel bir galibiyet aldık. Namağlup yürüşüyümüzü ve liderliğimizi de sürdürüyoruz. Bu sefer rakibimiz Can Azerbaycan'dan Gardaş Qarabağ. Kadro kalitesi farkı ile 2-0'lık galibiyeti almayı başardık. Felix de Ndidi ile aynı sorundan görüşmeye geldi. Ancak kendisini isteyen kulüp yok şu anda. Felix'i de gönderirsek 2.1M'luk maaş yükünden de kurtulacağız ve Yasin için de büyük bir fırsat olacak bu. Felix gitse bile yeni bir stoper transferi düşünmüyoruz. Namağlup serimizin bittiği maç. İyi de oynadık ama galibiyeti almayaı başaramadık. Rakbimiz de net pozisyonlar bulamadı ancak 3 gol buldular. Bu maçta savunmamız çok kötü bir performans gösterdi. Yasin biraz ağır ve tecrübesiz kaldı bu maç. 2-1 geriye düştükten sonra Yasin'i çıkarıp Emirhan'ı attık stopere. 2-2 bulduk ancak bu skoru koruyamadık. İyi oyun, bol pozisyon. Ancak sadece 1 gol bulduk. Gol yemedik. Ligdeki ilk mağlubiyetten sonra iyi bir reaksiyon verdik. Ligin ilk yarısını böylece lider tamamladık. Ligin ilk yarısında gayet iyi bir performans sergiledik. Şampiyonluk için büyük bir avantajı elde ettik. 2025'in sonunda yalnızca bir kupa maçımız kaldı. Göztepe'ye karşı yine iyi bir oyun. Bu kez tek gollü galibiyet. Ligde olduğu gibi kupada da iyi bir başlangıç yaptık. 2025'i böylece tamamlamış olduk. Genel olarak ilk yarıya baktığımızda ligde beklentimin üzerinde bir performans sağlıyoruz. Taktiğimize oyuncularımızın uyumu şu anda top seviyeye ulaştı. Moraller de yüksek. Ki bu FM'de en az taktik kadar önemli başarı için. Eğer Jota'nın sözleşmesini feshedebilirsek, transfer döneminde sol kanada bir transfer düşünüyorum. Sol kanatta Mustafa genç olduğu için biraz tecrübeli ya da prime'ında (27-30 yaşlarında) bir oyuncu arıyorum. Onun dışında bir transfer planımız yok. Gidecek oyunculara bağlı olarak şekillenecek. İyi giden oyuncu grubunu, taktiğe alışmışken ve soyunda odasında da yüzler gülüyorken dağıtmayı düşünmüyorum. Şampiyonluk yolunda gayet iyi gidiyoruz ve Avrupa'da da yolumuza devam edeceğiz gibi duruyor. - Beşiktaş | Kartalın Yükselişi
Back to top